kahve ve sigara

allah kimin belasını verse

viyana’dayız, tramvayda, konuşuyoruz bir yandan, hemen arkamızda oturan yaşlıca bir adam kafasını uzatıp “gezmeye mi geldiniz?” diye sordu, az buçuk bir tanışma faslından sonra da sanki pimini çektiğimiz bomba gibi patladı bir anda, başladı saydırmaya, avusturyalılar hakkında, “insan değil bunlar insan, hayvandan beterler, allah hepsinin belasını versin bunların…”, durmak bilmiyor.

istanbul’dayım, takside, çekilmez muhabbetlerin ortasında, gideceğim yeri söylemek dışında tek söz çıkmamış ağzımdan ama şoför hiç oralı değil, anlattıkça anlatıyor, konudan konuya zıplıyor, kesinlikle emin, “iranlı kadınların hepsi orospuymuş, memleketlerinin sınırlarını aştıklarında gösteriyorlarmış kendilerini”, ordan suriyelilere geçiyor, çözmüş olayı, “bakma sen”, diyor, “geçim derdi falan yok bunların”, diye devam edip kendi yaptığı hesapları döküyor ortaya, “her bir ailenin en az beş çocuğu var, hepsi dileniyor sokaklarda, eve günlük 100 lira para götürseler 500 lira eder, senden benden zenginler işte.”

viyana’dayız, bir arkadaştan telefon geliyor, kendisi o sırada linz’de, “mülteciler için destek yürüyüşü yapılacak bütün avusturya’da, viyana’da da vardır,” diye haber veriyor. tam da yürüyüşün yapılacağı yere varmak üzereyiz. binlerce avusturyalı, beyaz kıyafetlerini giyip gelmişler ve yollarda mahsur kalan mültecilere destek vermek ve sınır kapılarının açılması için yürüyüş yapıyor. ertesi gün kapılar açılıp da mülteciler gelmeye başlayınca da hemen hepsi karşılamaya, yardım etmeye koşturuyor. toplanan bağışların haddi hesabı yok. belaları verilsin diye beddualar edilen insanlar tarafından yani.

bir kafede oturmuşum, memleketten haberler okuyorum, “mültecilere attığımız kazıklar”, “işe yaramayan can yelekleri, botlar”, …

yüzümü gizliyorum, utanç içinde, “umarım” diyorum, “etrafımdakilerden gören yoktur şu haberleri ve anlamazlar hangi memleketten olduğumu.”

az önce bir başka haber okuyunca aklıma geldi bunlar, memleketin bir yerlerinde kutlamalar yapılıyormuş paris’teki patlamalar ve ölen insanlar için…

(gaziantep’te siyah bayrakla kutlama, cumhuriyet)