kahve ve sigara

saçmalama alanı buraları

“dude”, big lebowski (1998)

sakallarım isyanda, “koyverdun gittun beni…”, maziye karışır sevda yemini, aklıma takıldı, anlık bir düşünce işte, “faşizmin sınırı var mı lan?”, “varto’da çıplak öldürülmek” mesela, neresinde o sınırın, en ağır sözleri dünyanın, en güzel sözlerini yazandan gelmedi mi, “bence artık sen de herkes gibisin”, değil misin?, “tanrılar” diyor ingvar abi, “bir yerlerde oturmuş ipleri oynatıyorlar, bizlerse tüm karşı koymamıza rağmen uysal uysal sallanıyoruz”, mesele bundan ibaret, yine de dağılmayalım, henüz azınlığız, azız, romantizmin de sırası değil ama, tutuşmak mı lazım el ele, ortamızda miriam, “khawuleza” eşliğinde, güzel arkadaşım yönetmeli orkestrayı, ariana, ve yerden yükselmeli salonun ışıkları, ve bir çingene gibi yaşamalı hayatı, umarsızca, cevapsız kalınmalı, ya da cevap aranmalı, o değilse, bu da değilse, ne kaldı geriye sorularına, bir yandan da, düşünmeli üzerinde, niye her şey bu kadar çok saklanıyor sözcüklerin ardına ve bekleyip durduğumuz şu isyan nerede?